İşverenlerin işin geleceği için hazırlanabilmesinin üç yolu

İşin geleceği için hazırlık yapmayı, Geoffrey Owens'dan öğrenmekten çok daha kötüsünü yapabilirdik.
 

Geoffrey Owens'ı hatırlıyor musunuz? Trader Joe’da market alışverişlerini poşetlerkenki “şimdi nerede olduğuna bakın” görüntüsünün internette yayılmasından sonra zaman tünellerimize sokulan eski Cosby Show oyuncusu. Magazincilerin girişimi utanç vericiydi, ancak halk bu örneği alay unsuru olarak algılamadı aksine övülecek bir şey olarak gördü.

Burada, hayatını öğreterek ve oyunculuk yaparak geçirmiş ve birçok insan gibi ailesini geçindirmek için ek iş yapan bir adam vardı. Magazin haberinin geri tepmesi çok ani olmuştu ve makuldü. Doğrulayarak hakkını koruması çok hızlı olmuş ve Owens durumu içtenlikle ele alarak olayı Good Morning America'da çok iyi özetlemişti: “Umarım bu, çalışmanın ne anlama geldiğini, çalışmanın onurunu ve itibarını yeniden düşünmemize yardımcı olur.”

Owens’ın durumu ünü yayılabilecek bir öykü, kendisi de imrenilecek bir rol model olabilir, ancak bu bizi sadece çalışmanın ne anlama geldiği konusunda değil, aynı zamanda işverenlerin insanları değişen ve yaşantıları süresince birden fazla işte çalışmalarını gerektirecek gibi görünen bir iş dünyasına nasıl daha iyi destekleyerek hazırlayabilecekleri konusunda da düşündürmelidir.

“Başarılı işyerleri, en iyi insanların cinsiyet, yaş veya sosyal çevre önyargısına maruz kalmaksızın başarılı olabilecekleri yerler olacaktır.”

Bu, Pearson'daki işimde düşündüğüm bir şey - sadece işin geleceği için nasıl hazırlanılacağını değil, aynı zamanda bu geleceğin tüm insanlara fayda sağlamasını temin edebilmek.İş dünyasının sismik değişimler geçirdiğini biliyoruz. Otomasyon, iklim değişikliği ve politik değişiklikler gibi eğilimler işleri ve kariyerleri etkileyecektir. Geleneksel kariyer anlayışı veya “yaşam için iş” fikri artık değişiyor.

Eğitim ve istihdamın değişen dünyamızın ihtiyaçlarına uygun olmasını, cevap vermesini sağlamamız gerekiyor.

Pearson’ın, 2017'de, Nesta ve Oxford Martin ile işbirliği yaparak “Becerilerin Geleceği: 2030'da İstihdam”ı yayınlamasının bir nedeni buydu. Bu çalışma, işin geleceğini etkileyen eğilimlerin daha geniş bir anlayışını, uzman kişilerin değerlendirmeleri ve özdevimli öğrenme ile birleştirerek, gelecekte olabilecek değişikliklerden etkilenmeme olasılığı daha yüksek olan becerilerin daha net bir şekilde anlaşılmasını sağlamıştı.

 

Araştırma, istihdamda bir aksama, karmaşa olacağına işaret etse de (büyük olasılıkla beş işten birinde talep düşmesi, azalma yaşanacak), durum bununla kalmayacak ve buna diğer işlere olan talebin artması da eşlik edecektir. Önem arz edecek beceriler; diğer insanlara öğretebilme, problem çözebilme, sosyal durumları okuyabilme, sistemleri analiz edebilme ve yeni konular hakkında alışılmadık veya zekice fikirler geliştirebilme yetenekleri gibi nitelikler olacaktır.

Otomasyon ve yapay zekâ hayatımızda giderek daha büyük bir rol oynamaya başladıkça bizi insan yapan, bizi istihdam edilebilir kılan şey olacaktır. İşverenlerin, bu niteliklere sürdürülebilir destek vermenin ve bu insani niteliklerden en iyi şekilde faydalanmanın yollarını bulmaları gerekmektedir. Bunu yapabilmelerinin üç yolu mevcuttur:

1. Esnek yolların desteklenmesi

Londra'da yaşayan biri olarak, yer altı ulaşım ağına bel bağlıyor ve güveniyorum. Geleceğe Yönelik İşler ile ilgili yakın tarihli bir raporda yazdığım üzere, değişen iş dünyası Amerika'nın doğrusal otoyolları gibi hatta daha ziyade metro tünelleri gibi görünecektir. İstihdam yolları geleneksel güzergâhları takip etmeyebilir. Şirketlerin çalışanlarıyla belirsiz süreli sözleşme yapmak yerine geçici ve kısa dönemli kontratlar yaptığı çalışma biçimi olan esnek ekonomiye benzeyebilir. Duruşlar ve başlangıçlar olabilir. İster çıraklık, kalfalık, ustalık, esnek çalışma, yeni iş yeri öğrenme modelleri şeklinde olsun veya isterse akreditasyon şeklinde olsun; işverenler, düz bir çizgide olmasa bile, insanların kariyerleri boyunca ilerlemesini kolaylaştırma yollarını benimsemelidirler.

2. Yaşam boyu öğrenim için olanak sağlanması

Değişen bir iş dünyası, yeni beceriler öğrenmenin, her bir çalışanın hayatının devamlılık arz eden bir parçası olması gerektiği anlamına gelmektedir (buradaki mevcut işinizde başarılı olmak için 2030'da hangi becerilere ihtiyacınız olacağını keşfedebilirsiniz). İşverenler bu becerilerin kazanılmasını desteklemede önemli bir rol oynamaktadır. Bu, Network Rail gibi bir grup tarafından sunulan çıraklığı ve eğitimini, LocalizED tarafından sunulan beceri danışmanlığını veya Pearson'un Brinker International ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki restoranlarıyla birlikte işlettiği Best You EDU ortaklığını içerebilir. Çalışanlar, ücretsiz olarak, GED (Genel Öğretim Geliştirme/Genel Eğitim Dersleri) ve Ön Lisans dereceleri de dâhil olmak üzere, farklı ehliyetler, yeterlik belgeleri kazanabilirler.

3. Temel yetkinlik olarak çeşitliliğe öncelik verilmesi

Gelecekteki işyerleri işte eşitlik anlayışını benimsemeli ve tüm sosyal çevrelerden, her yaştaki ve yaşamın her evresindeki insanları cezbedebilip kendilerine çekebilmeli ve ellerinde tutabilmelidirler. İlk kez olarak, beş kuşak işçi aynı anda çalışmaktadır. Bu nesillerin başarılı olabileceği ve iyi iş çıkarabileceği “Dördüncü Sanayi Devrimine Hazır” bir işyerinin inşa edilebilmesi güçtür. Çeşitlilik daha iyi iş çıkartır ve biz bu kritik konuyu Nevertheless isimli podcast serimizde gazeteciler, eğitimciler, bilim insanları ve öğrencilerle araştırmaktayız. Başarılı işyerleri, en iyi insanların cinsiyet, yaş veya sosyal çevre önyargısına maruz kalmaksızın başarılı olabilecekleri yerler olacaktır.

Bu sadece bir başlangıç, ancak iş dünyasının insanlığa değer veren bir yer haline gelmesi için politika veya ticari faaliyetlerden daha fazlasına, daha iyi kahramanlara ihtiyacımız olacaktır. Ayrıca, fırsatlar ve zorluklar konusunda dürüst ve şeffaf olmamız gerekecektir.

Bu, kariyerini dengelemeyi sürdürmeye çalışan bir aktör, başarıları göz ardı edilen bir bilim insanı (hâlihazırda bu FeTeMM/BİLTEMM (STEM) Rol Modeli posterinde yer almaktadır) veya büyük bir şirkette teknolojiye öncülük etmek için kelimenin tam anlamıyla sıfırdan başlayıp yükseklere ulaşan ve FeTeMM/BİLTEMM kariyerindeki diğer kadınlara akıl hocalığı yapan bir meslektaş gibi görünebilir.

Değişen koşullar ve bu yeni, cesur iş dünyası karşısında hayal kurmanın nasıl olduğunu göstermeye, öğrenmeye devam etmeye, farklı yollar seçmeye ve esnek kalmaya öncülük edecek kişilere ihtiyacımız var.

Yazar Hakkında

Nathan Martin, Global Product için Pearson'da etkinlik ve yenilik konusunda yöneticilik yapmaktadır. ABD ve İngiltere’de edindiği eğitim tecrübesini, öğrenci sonuçlarını geliştirmek için, politik ve teknolojik çalışma ortamlarına taşımaktadır. Global Product genelinde, Global Kurumsal İlişkiler ve Pazarlama ekibinde çalışmakta ve bunun yanı sıra eğitim gelişiminde zekâyı geliştirmeye yardımcı olan ve gelecek vaat eden eğitim girişimlerini desteklemeye yönelik kar amacı gütmeyen bir proje olan Matterfund'ın öncü, yol gösterici çabalarına yardımcı olmaktadır. Pearson'dan önce, dijital öğrenmenin etkin kullanımını geliştirmek için yerel ve ulusal çabaları yönlendiren Amerikan ve İngiliz eğitim kurumlarında çalışmıştır. Kariyerine gazetecilikte başlamış ve başka eğitim teknolojisi şirketlerinde de çalışmıştır. Nathan, İngiltere’de ikamet etmektedir.

Nathan Martin

Bu makalenin orjinal hali, ilk olarak Pearson Education Blog'da yayınlanmış ve Pearson Türkiye Blog üzerinde gerekli izinler alınarak paylaşılmıştır.