Okula Dönüş

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizin gündemindeki en önemli konulardan biri Corona Virüs salgını. Salgın, hayatımızın her alanını etkiliyor ve bir süre daha etkilemeye devam edecek gibi görünüyor.

Bu dönemde kendimizle, ev ortamımızla ve çocuklarımızla ilgili kaçırdığımız birçok şeyi keşfettik. Bizlerin ve ebeveynlerin hayatlarını en çok meşgul eden konulardan biri ise eğitim.

Bildiğiniz gibi bazı ülkelerde örgün eğitime başlandı ve bizim ülkemizde de çocuklar Eylül ayında okullarına geri dönüyorlar. Okul ve çevrimiçi eğitimden bahsetmeden önce küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum. Şu anda okula dönüş kaygısı ve akademik başarıdan çok daha önemli konular var. Bunlardan bir tanesi, hiç şüphesiz ev ortamı. Ev ortamındaki güven ve huzur duygusu, evde geçirilen kaliteli zaman ve rezilyans dediğimiz duygusal sağlamlık konularında iyi bir durumdaysak, bu dönemi daha kolay atlatacağımız bir gerçek. Çocuklarımıza her konuda rol model olduğumuz gibi, zor durumla yanıt verme ve stresle baş etme gibi konuları da modelliyoruz. Dünyayı bizim yüzümüzden ve tepkilerimizden öğreniyorlar. Bu nedenle öncelikle ebeveynlerin kendi duygu regülasyonlarını sağlamaları oldukça önemli. Unutmayın, dikkatinizi neye verirseniz o büyür. Zorlandığınız konuları paylaşmak, uygun koşullarda dışa vurmak, sosyal destek almak ve sevdiğimiz aktivitelere zaman ayırmak, böyle bir aktivite yoksa bize uygun olan bir hobi edinmek duygusal regülasyon için oldukça faydalı araçlardır.

Anne babalar olarak kendi duygu regülasyonumuzu düzenledikten sonra, uzaktan eğitim ve okula dönüş ile ilgili uygulayabileceğiniz birkaç öneri paylaşmak isterim:

- Birinci sınıfa başlayacak olan öğrenciler için bu durum biraz daha zorlayıcı olabilir. Ancak bu yaştaki çocukları okula hazırlamak, olacakları önceden paylaşmak kaygılarının azalmasına yardımcı olur. Okula hazırlıkla ilgili kitaplar okuyabilir, okulun fotoğraflarını gösterebilir, canlandırmalar yapabilirsiniz. Hatta imkânınız varsa okulla ilgili pozitif bir imaj oluşturmak için okulu önceden ziyaret edebilir, öğretmeniyle tanıştırabilirsiniz. Bu mümkün değilse, görüntülü görüşme yapmak da faydalı olacaktır.

- Okula dönecek olan çocuklar ayrılık kaygısı yaşayabilirler. Güvenli bağlanan çocukların ebeveynlerinden ayrılırken belli bir ölçüde zorlanmaları beklenilen bir durumdur. Ebeveynlerin çocuğa okula döneceğini anlatması kaygıyı azaltmaya yardımcı olur. Kalan günlerle ilgili çocuğun odasına günleri temsil eden post-itler asıp gün bitiminde kaldırmak hem somutlaştırmaya hem de çocukları hazırlamaya yardımcı olur.

- Ayrılık kaygısıyla ilgili özellikle küçük çocuklar için çok faydalı oyunlardan birkaçı evrensel oyunlardan olan saklambaç ve yakalama oyunlarıdır. Küçük çocuklarla ce-ee oyunu oynamak kaygıyı azaltmada büyük fayda sağlar.

- Saatlere bağlı kalınmalıdır. Çocuk okula geç veya erken gitmemelidir. Aksi takdirde çocuk huzursuz hissedebilir.

- Anne baba çalışıyorsa çocuğu kimin okula götüreceği, kimin alınacağı belirlenmeli ve çocukla paylaşılmalıdır. Eğer bakıcı olacaksa çocuk okul gününden önce bakıcıyla tanıştırılmalı ve anne baba yanındayken bakıcıyla vakit geçirmelidir.

- Okulda ilk gününü geçirecek olan birinci sınıf öğrencilerinin tüm gününü okulda geçirmesi zorlayıcı olabilir. Bu nedenle aşamalı ve planlı olmak önemlidir. İlk haftalarda kırk beş dakikayla başlayıp artırılarak devam edilmelidir ve ebeveynler mümkün mertebe çocuklarına eşlik etmelidir. Bu durum çocuğu hem fiziksel hem psikolojik olarak okula hazırlamaya yardımcı olur.

- Okul alışverişi yaparken sınırlarınız ve imkanlarınız dahilinde çocuklarınıza seçim hakkı tanımak okula gitmek ile ilgili pozitif düşüncelerinin oluşmasına destek olabilir.

- Okula ilk defa gitmeyecek çocuklar için ise geçen seneye göre birçok farklılık olacak. Bunlardan en önemlileri hijyen ve mesafe. Hijyen konusunda çocukları el yıkamayla ilgili teşvik etmek, maske kullanımını eğlenceli hale getirmek ve çocukların tehlikeden korunmak için değil, güvenli olduğu için maske taktıklarını hatırlatmak önemlidir. Bunun geçici bir dönem olduğu çocuklarımıza ve kendimize sık sık hatırlatılmalıdır. Geçici bir dönemin kalıcı bir kaygıya yol açmaması ve çocukların dünyayı güvensiz olarak görmemeleri adına konuşma dilimiz büyük önem arz eder.

- Hijyen, mesafe ve maske konusunda evde ve okulda alıştırmalar yapılması faydalı olacaktır. Zira, çocuklar soyut düşünemediğinde mesafe konusunda zorlanabilirler. Anlamalarına destek olmak için kol boyu, masa, ipler kullanılabilir.

- Çocuklar kendi maskelerini yapabilirler. Üzerlerine istedikleri resimleri çizmek, okula başlamadan önce evde maskeyle oyunlar oynamak süreci kolaylaştıracaktır.

- Ancak bir yandan da, çocuklar oyun oynarlarken trans halindedirler. Bu nedenle, öğretmelerin ve okul yöneticilerine sorumluluk düşmektedir. Ancak bu uyarıların şefkatli olması, çocuğun korkmaması önemlidir.

- Rutinler çocukların hayatında büyük bir öneme sahiptir ve rutinleri olan çocuk kendini güvende hisseder. Rutinler aynı zamanda ebeveynlerin konforu için de önemlidir. Uzun zamandır evde olduğumuzdan, rutinler aksamış olabilir. Bu nedenle çocuklar okula başlamadan önce rutinleri oluşturulmuş olmalıdır. Çocuk okula gitmeden önce ve okuldan geldikten sonra ne yapacağını bilirse kaygıları azalır daha rahat ve güçlü hisseder.

- Rutin oluştururken sözlü ifadeler yeterli olmayabilir. Bu durumu kolaylaştırmak için çocuğunuzla birlikte yapacaklarını sıraladığınız resimli bir afiş hazırlayıp odasına asabilir veya kendiniz oluşturabilirsiniz.

- Salgın döneminin getirdiği düzensizlik sonucunda ebeveynler sınır koymakta güçlük çekebilir. Bu nedenle rutin oluştururken sınırların net ve anlaşılır olması önemlidir.

- Yeni koşullara uyum sağlarken çocuklarda davranış değişiklikleri gözlemlenebilir. Uyku, korku ve kaygı düzeylerinde artış olabilir. Hatta bu dönemde bu davranışları çocuklardan beklememek pek gerçekçi olmayabilir. Burada da rol model olmak ve çocukların duygularına eşlik etmek, aynalamalar yapmak ve her durumda yanlarında olup onları seveceğimizi hatırlatmak önemlidir. Zorlanan çocuklara “Üzüldüğünü görebiliyorum. Benimle konuşabilirsin, sana destek olmak için elimden ne geliyorsa yaparım”, “Zorlandığını görebiliyorum, bu konuda neler yapabilirsin?” , “Yardımcı olabileceğim bir şey var mı? Gibi sorular sormak çok önemlidir. Unutmayın, ilişki her şeyden önce gelir.

Bir diğer konu ise çevrimiçi eğitim. Kabul edelim ki, çevrimiçi eğitim örgün eğitimin yerini tutmuyor ve hali hazırda dikkat süresi kısa olan çocukları ekran başında tutmak hiç kolay değil. Bu konudaki önerilerim:

- Tıpkı her gün okula gidiyormuş gibi kahvaltı, diş fırçalama ve pijamaları değiştirme gibi rutinlerden sonra çocuğun ekran başında derse katılmasını sağlamak. Örgün eğitimde tüm gün yapılandırılmış olduğundan çocuklar derse katılmak ve takip etmek konusunda güçlük yaşamıyorlardı. Tekrar bir yapılandırma yaparsak bu durumu kolaylaştırmak mümkün.

- Bazı çocuklar kameranın önünde olmakta kaygı duyabilir. Çocuğunuzla bu durumun nedenleri ve çözümleri hakkında konuşabilirsiniz. Kaygı düzeyi yükselirse yavaş yavaş ve sayarak nefes almasını önerebilirsiniz.

- Çevrimiçi eğitimde en zorlanılan konuların başında dikkat geliyor. Ekran bu konuda biz yetişkinler ve çocuklar için epey zorlayıcı. Derslerden önce ortamın düzenli ve sessiz olmasını sağlamak bu konuda destek sağlar. Uyaranlara da dikkat edilmelidir. Ses ve ekran parlaklık düzeyi çocuğun rahat edeceği şekilde ayarlanmalıdır.

- Ders esnasında sıkılır veya dikkati dağılırsa elleriyle sıkıştırıp oynayabileceği bir obje verebilirsiniz.

- Dersi takip etmekte zorlanan çocukların bol bol not almasını önerebilirsiniz. Dersi takip ederken soru hazırlayıp soruları not alması da yardımcı olabilir. Yapışkanlı notlar kullanabilirsiniz.

- Ders bitiminden sonra çocuğunuzun ders ile ilgili özet çıkarmasını veya size anlatmasını sağlayabilirsiniz.

- Dersi takip etmekte ve not almakta zorlanan, yetişemeyen çocuklar için öğretmeninden dersi kaydetmesini isteyebilirsiniz. 

 

Çocukların en kısa zamanda özgürce koşup oynadıkları günlere kavuşmaları dileğiyle.

Uzm. Klinik Psikolog İlayda Akyıl

Çocuk ve ergenlerle çalışan İlayda Akyıl, lisans eğitimini Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, yüksek lisans eğitimini Klinik Psikoloji üzerine yapmıştır. Önleyici çalışmalar ve çocuklarda gelişimsel ve psikolojik problemlerin erken tespiti konusunda çalışmalar yaparak aynı zamanda ebeveynlere danışmanlık vermektedir.