İlkokul Öğrencilerine İyi Soru Sormayı Öğretmek

Soru sorma, anlamanın özüdür. Soru sorma stratejilerini öğretmek, kavrama ve öğrenilenlerden anlam çıkarma ile çok yakından ilişkilidir. Mutlaka öğretilmesi gereken bir stratejidir çünkü iyi soru sorabilmek, yetişkinler için bile zordur. Aşağıda, sınıfınızda kullanabileceğiniz bazı önerileri bulabilirsiniz.

  1. Sınıfta yeni bir kitaba ya da üniteye başladığınızda, öğrencilere ilgili metni okurken ya da konuyu çalışırken hangi soruların cevaplandırılmasını istediklerini sorun. Öğrencileri çok dikkatli dinleyin çünkü birçoğu tahminlerde bulunacaktır. Tahmin, soru değildir. Tahmin ifadelerini, bir soruya dönüştürmeleri için onlara ya siz yardımcı olun ya da doğrudan öğrenciden bunu yapmasını isteyin.

  2. Öğrencilerin söyledikleri soruları liste halinde bir flip chart üzerine yazın. Tüm soruları aldıktan sonra, bu soruları gözden geçirin ve öğrencilerden yazar, kitap ya da konu ile ilgili özellikle daha derine inip daha fazla şey öğrenmelerine yardımcı olacak soruları belirlemelerini isteyin. Bu şekilde, daha yüzeysel soruları ya da evet/hayır sorularını elemiş olacaksınız.

  3. Geri kalan soruların sayısına bağlı olarak, öğrencileri gruplara ayırıp her gruba bir ya da birden fazla soruyu dağıtarak, her gün ya da ders sonunda kendilerine verilen soruların cevaplanmasına yardımcı olacak yeni öğrenimlerini kaydetmelerini isteyin. Bazı bilgiler, belli bir sıra takip ettiği için, cevaplar daha ileriki aşamalarda ortaya çıkabilir.

  4. “Çıkış bileti” stratejisini, soru sorma stratejisi ile tekrarlayın. Her öğrenciden, derste ya da kitapta onlar için o gün cevaplanmış olan bir soruyu sorarak çıkmalarını isteyin. İyi sorular sorulduğunda olumlu pekiştirme yapılması, öğrencileri daha iyi sorular sormaları yönünde teşvik edecektir.

  5. Soru sorma yöntemini, bir quiz değerlendirmesi olarak kullanın. Her öğrenciden, ünite değerlendirmesi ya da quizinde çıkabilecek bir soruyu sormasını isteyin. Quizde, “Savaşta kaç kişi öldü” gibi, derin anlamayı temsil etmeyen, tek kelimelik cevabı olan bir soru sormayacağınızı açık bir şekilde belirtin. Bu örnekteki sorunun yerine, “İki taraf arasındaki savaşın nedeni neydi” gibi bir soru sormak daha anlamlı olacaktır.

Soru sormak yalnızca öğretmenlere özgü değildir. Buradaki durumu tersine çevirip öğretmenlerin yerine öğrencilerin soru sormalarını sağlamalıyız. Öğrencilerin, her zaman eleştirel düşünmelerini, içerikleri ve etraflarında gelişen durumları değerlendirmelerini isteri. Anlamlı sorulara cevap aramak, öğrencilerin dünyayı daha iyi anlamalarına yardımcı olur.

Bu makalenin orjinal hali, ilk olarak Fresh Ideas For Teaching Blog'da yayınlanmış ve Pearson Türkiye Blog üzerinde gerekli izinler alınarak paylaşılmıştır.