Çocuklarda Sorumluluk Duygusu

Sorumluluk, bireyleri başarıyla götüren, özgüven gelişimini destekleyen, aynı zamanda baş etme mekanizmamızı pekiştiren bir beceridir. Her ebeveyn çocuklarının sorumluluk sahibi olmalarını ister.

Sorumluluk duygusunun temelleri çocukluk döneminde atılır. Hemen her yaştaki çocuğa gelişim dönemine uygun sorumluluklar verilebilir.

Sorumluluk Bilincinin Eksikliği Nelere Yol Açar?

Bu becerinin eksikliği en çok akademik başarıyı ve iş hayatını etkilese de, aslında kişilerarası ilişkileri de etkiler. İyi organize olamayan, sorumluluk bilinci gelişmemiş bireylerin arkadaş ilişkileri ve romantik ilişkilerinde de birçok probleme rastlanır. Bu kişiler okula, işlerine, randevularına geç kalabilirler ve sosyal ilişkileri zayıflayabilir. Çevrelerindeki insanlar tarafından sık sık eleştirilirler.

Sorumluluk Bilincinin Gelişmesi Halinde Kazanımlar

Sorumluluklarını yerine getiren ve bu konuda tutarlı olan bireyler iş, okul, sosyal yaşam ve kendine ayıracağı zaman konusunda dengeli olur. Bu denge, başarı ve huzur için büyük bir öneme sahiptir. Sorumluluk bilinci gelişmiş insanlar, ruh sağlığını korumak konusunda da başarılıdırlar. İş, okul, sosyal yaşam ve özel hayatlarında dengeyi tutturamayan bireyler kronik yorgunluk, bıkkınlık, mutsuzluk gibi semptomlar gösterebilirler. Bu durum kişinin işlevselliğini ciddi oranda etkiler. (Bkz: Tükenmişlik Sendromu)

Çocuklara Sorumluluk Kazandırma

Sorumluluk ve özgüvenin iç içe olduğundan bahsetmiştik. Sorumluluk bilincinin temelleri de birçok beceri gibi çocukluk döneminde atılır. Ebeveynler kendi çocukluklarını anımsadıklarında, birçok becerinin küçük yaşlarda öğrenildiğini fark ederler. Çocuklarımıza sorumluluk bilincini kazandırmak için yapabileceklerimizden bahsedelim.

1 - Bilgilendirme

Davranış kazandırma, değişime destek olma ve gerekli bir beceriyi öğretmeye başlarken ilk yapılacak şey çocuğu bu konuda bilgilendirmektir. Açıklamalar çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun yapılmalıdır. İstenen şeyin nedenlerini, beklentilerinizi, olmadığı takdirde neler olabileceğini açıklamak gerekir. Çocuk neyi neden yapacağını anlarsa ailesine yardım etmeyi ve sorumluluk bilincini daha kolay içselleştirirler. 

Örnek Diyalog: Değişim beklentisi olan taraf ebeveynler olduğu için konuşmaya ilk olarak anne babanın başlaması daha uygundur. 

“Son günlerde evimizde bazı eksiklikler görüyoruz. Evimiz eskisine göre çok dağınık, senin odanın dışındaki alanlarda oyuncaklarının olması bizi kısıtlıyor ve rahatsız ediyor. Bu konuda senden beklentimiz, oyuncaklarınla oynadıktan sonra onları yerine koyman. Bu konuda neler yapabileceğimizi birlikte konuşmak istiyoruz”

Not: Çocuğu yargılamamak ve suçlu hissettirmemek önemlidir. “Bütün gün çalışıyorum, bir de eve gelip senin oyuncaklarını topluyor ve çok yoruluyorum” gibi ifadelerden kaçınılmalıdır.

2 - Takip

Gerekli açıklamalar yapıldıktan sonra çocuğa zaman vermek gerekir. Alışkanlıkları düzenlemek ve sorumluluk bilinci kazanmak zaman alır.

Takip, çocuklara bu durumun gerekli ve önemli olduğu mesajını verir. Çocuğun zihnindeki  “Annem/babam söyler ama sonrasında unutur” tezini çürütür. Verilen sorumluluğun yerine getirip getirilmediğine, hangi zamanlarda davranışın yapılıp yapılmadığına dikkat etmek gerekir. Takip aynı zamanda tutarlılık açısından önemlidir. Bu aşamada çocuğunuza minik hatırlatmalar yapacak görsel materyaller kullanabilirsiniz.

Çocuk kendisine verilen görevi yerine getirdiğinde olumlu pekiştireçler kullanmak bu aşamada önemlidir. “Sen yardım edince işler çok daha çabuk bitiyor” gibi geribildirimler vermek davranışın devamlılığı için büyük önem taşır.

Takip aşamasında anne baba dedektif rolüne bürünüp çocuğu gölge gibi takip etmemelidir. Buradaki amaç neler olduğunu, davranıştaki farklılıkları iyi bir şekilde gözlemlemektir. Sürekli “Hadi” demenin hiçbir faydası yoktur. Çocuklar ebeveynlerinin kendilerine güvenmediklerini hissederler ve bu aşamada birçok çatışma çıkabilir.

3 - Geribildirim

Çocuğu bir süre takip ettikten sonra süreç hakkında bilgi vermek gerekir. Çocukta sorumluluk bilinci gelişmeye başladıysa, verilen görevler için çaba harcıyorsa motive edilmelidir. Aksi durumda ise bu sıkıntıların nedenleri ve sonuçları hakkında çocukla konuşmak gerekir. Bu aşamada çocuğun herhangi bir nedenden ötürü gerçekleştiremediği bir davranış varsa bu durumu konuşmak için aile toplantısı düzenlemek iyi bir fikirdir. “… yaparken çok gayretlisin, seni tebrik ederim” , “… yapmakta iyi olduğunu görüyorum ancak daha fazla gayret göstermen başarını artıracaktır”, “Bazen zorlanabilirsin, yardıma ihtiyacın olduğunda her zaman destek olacağım”, “Bunu neden yapmadığınla ilgili konuşmak ister misin?”, “ Bu duruma nasıl bir çözüm bulabiliriz?” gibi, çocuğun özgüvenini zedelemeyen, işbirliğine teşvik eden ifadeler kullanılmalıdır. Emretmek, talimat vermek kalıcı davranış değişikliğine neden olmaz. Çocuk söylediklerini o an yapsa bile başında siz olmadığınız zaman yapmayacaktır. Sorumluluk bilinci yalnızca çocuğun değil, tüm aile bireylerinin sorumluluğundadır. Bu nedenle çocuğunuza bu noktada da rol model olmanız gerekir.

2 - Hatırlatma

Gerekli açıklamalar yapıldığı, çocuk iyi gözlemlendiği ve uygun geribildirimler verildiği halde çocuk hala istenilen davranışı sergilemiyorsa hatırlatma süreci başlamalıdır. Bu süreç en baştan başlar. Yeniden bilgilendirme, takip ve geribildirimler davranış içselleştirilene kadar devam etmelidir.Bu dört adım yalnızca sorumluluk kazandırmada değil, her beceride kullanılabilir. Anne babanın tutumu her zaman şefkatli ve tutarlı olmalıdır.

Ne Yapmayalım?

  • Biz çocuklarımıza sorumluluk duygusu kazandırmaya çalışırken yere çöp atar veya tabağımızı kaldırmazsak bu adımların hiçbir faydası olmayacaktır. Çocuğunuza ROL MODEL OLUN.
  • Çocuğunuzun her sorununu ÇÖZMEYİN.
  • “Nasılsa yapmıyor” diyerek ona düşen sorumlulukları siz YAPMAYIN.
  • 15 yaşına kadar hiçbir sorumluluk vermediğiniz çocuğunuzdan birden bire yatağını toplamasını BEKLEMEYİN.
  • Her sorumluluğunu ÜSTLENMEYİN.
  • Olumlu bir davranış sergilediğinde “Hayret!” gibi demoralize edici ifadeler KULLANMAYIN.
  • “Bırakalım çocuk kalsın, çocukluğunu yaşasın, nasılsa ilerde her şeyini kendisi yapacak” diye DÜŞÜNMEYİN. Yaş aldıkça alışkanlık kazanmak zorlaşır.
  • Kendi başına yemek yiyen, o gün giyeceği kıyafeti seçmek isteyen, ayakkabısını bağlayan çocuğa YARDIM ETMEYİN. Yemeği döke saça yiyorsa temizlik önlemleri alın, becerileri sizin kadar hızlı yapamaması normal, yorgunluk, zaman darlığı gibi bahaneleriniz varsa daha planlı hareket edin.
  • Seçimlerinin sonucunu yaşamasına İZİN VERİN.
  • İki kardeş arasında ayrım YAPMAYIN. Erkek çocuğunuz da tabağını kaldırabilir ve kirli çamaşırlarını sepete atabilir.

Her şeyi denedim, yine de yapmıyor!

Bütün aşamaları tutarlı olarak gerçekleştirdiğiniz halde, çocuğunuz sorumluluk almak istemiyorsa bu adımları izleyebilirsiniz.

1 - Sorun Nerede?

Sorunu tespit edin ve kendinize şu soruyu sorun: “Hangi davranışları nedeniyle sorun yaşıyorum-yaşıyoruz?” Beklenilen davranışların listesini yapın. Bu listede en kolay yapılabilecek olanları seçin

2 - Neden Bu Alışkanlıkları Kazandırmak İstiyorum?

Sorun Karşısında Neler Hissediyorum?

Hangi davranış sizi rahatsız ediyor ve bununla ilgili ne hissediyorsunuz? Bunları tarif edin. Yazılı olarak ifade etmek daha sonra çocukla konuşmak için gerekli olacaktır.

3 - Anlıyorum

Çocuğunuzdan onun yapamayacağı bir şeyi kesinlikle beklemeyin. Ona en azından çabaladığını görmek istediğinizi söyleyin. Çocukla iletişim halinde olun ve sorunları beraber çözün.

Neden bunu yapmak istemediğini, nerelerde zorlandığını anlamaya çalışın. Onu anladığınızı ifade edin. Ancak beklentilerinizi mutlaka tekrarlayın. Bu aşamayı yazıya dökmek faydalı olacaktır.

4 - Anlaşma

Ebeveynler çocuğa bundan sonra ne yapması gerektiğini açıklar ve beklentilerini net olarak ifade eder ve bir sözleşme yapılır.

5 - Anlaşmanın takibi: Toplantılar

Anlaşma sağladığınız konular üzerine konuşmak için belirli aralıklarla toplantı yapmak gerekir. Bu aşamada gidişat gözden geçirilmeli ve dayanışma ortamı sağlanmalıdır. Herkes söz almalıdır. Bu sayede durumun ciddiyeti de hatırlatılmış olur. Olumsuz davranışlara değil, olumlu davranışlara odaklanılmalıdır.

Yaşa Uygun Sorumluluklar

2-3 Yaş:

  • Oyuncaklarını toplamak
  • Kirli çamaşırlarını sepete atmak
  • Tabağını kaldırmak veya sofraya koymak
  • Yere döktüklerini havluyla silmek
  • Evcil hayvan bakımına destek olmak
  • Toz almaya yardımcı olmak

4-5 Yaş:

  • Yatağını toplamak
  • Çiçekleri sulamak
  • Sofrayı kurmak
  • Havluları katlamaya yardımcı olmak
  • Alınan yiyecekleri buzdolabına yerleştirmek
  • Bahçedeki ot/yaprakları toplamak

6-7 Yaş:

  • Evcil hayvanı beslemek
  • Sofrayı toplamak
  • Etrafı süpürmeye yardımcı olmak
  • Çöpü kapıya bırakmak
  • Bulaşık makinesini yerleştirmek
  • Temiz kıyafetleri dolaba yerleştirmek 

8+ Yaş:

  • Salataya yardım etmek
  • Arabayı yıkamak
  • Odasını toplamak
  • Alarm kurup kendi başına uyanmak 

Çocuğunuzla birlikte kuralların ve sorumlulukların yazılı olduğu bir karton hazırlayıp odasına asmak faydalı olacaktır. Özellikle küçük çocuklar sözlerle değil, davranışlarla ve somut ifadelerle istenilen davranışları algılarlar. Görsel materyallerden faydalanmak etkiyi daha da artırır. Gerçekleştirdiği her davranışın yanına tik atarak motivasyonu daha da artırılabilir. Alıştıktan sonra görsel hatırlatmaları ortadan kaldırabilirsiniz ancak çocuğun bir rutininin olması ve bu rutinlerin yazılı olarak odasında bulunmasında hiçbir problem yoktur.

Uzm. Klinik Psikolog İlayda Akyıl

Çocuk ve ergenlerle çalışan İlayda Akyıl, lisans eğitimini Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, yüksek lisans eğitimini Klinik Psikoloji üzerine yapmıştır. Önleyici çalışmalar ve çocuklarda gelişimsel ve psikolojik problemlerin erken tespiti konusunda çalışmalar yaparak aynı zamanda ebeveynlere danışmanlık vermektedir.

Kaynaklar:

Çocuklar İçin Gerçek Yaşam Becerileri – Aygün Tuçe Ataş – İlknur Efeçınar

2-10 Yaş Çocuklar İçin Hayatı Kolaylaştıran Temel Alışkanlıklar – Bilge Aygün