Çocuklarda Özgüven Gelişimi

Ebeveyn olarak kendimizi çocuğumuzun ihtiyaçlarını karşılamaya ve onlara rehberlik etmeye adasak da, çocuklar bazen kendilerine verilen değer ve sevgi konusunda çalkantılar yaşarlar.

Çocuklarınızın yaşadığı güvensizlik duygusunu anlayabilmek için, kendinizi güvensiz hissettiğiniz anları düşünün. Öğretmeniniz sizi azarladığında bir de ebeveynlerinizin azarladığını, ebeveynlerinizden bir talepte bulunurken çekindiğinizi, duygularınızı olduğu gibi yaşamanıza müsaade edilmediği, düştüğünüzde anne babanızdan gelen “dikkat etseydin düşmezdin!” gibi olaylar bunlara örnektir. Bu gibi durumlarda iç sesimiz “Ben aptalım”, “Herkes bana gülecek”, “Rezil olacağım”, “Ben yetersizim” vb şeklindedir.           

Çocuklarda özgüven gelişimi diğer becerilerin kazanılmasından daha farklıdır. Temeli ailede atılır ve hayat boyu devam eder. Özgüven birçok becerinin aksine anlatarak ve kısıtlı zamanlarda öğretilemez. Özgüven gelişiminde birincil bakım verenlerin dışında anneanne, babaanne, bakıcı, öğretmen gibi faktörlerin de önemli rolleri vardır. Bu nedenle çocuğun davranışları bazı dönemlerde değişkenlik gösterebilir. Bazı durumlarda kendinden emin olan çocuk, bazı ortamlarda ise güvensiz hissedebilir.

Her çocuğun kendine özgü bir doğası vardır. Birçok anne baba çocuklarının atılgan, sosyal becerileri yüksek bireyler olmalarını arzu ederler. Bazı çocuklar yalnız vakit geçirmeyi, sessiz olmayı tercih ederler. Kendilerini göstermekten, talepkarlıktan hoşlanmazlar. Eğer çocuk böyle olmayı tercih ediyorsa çocuğu olduğu gibi kabul etmek gerekir. Çocuğun doğasına aykırı davranmasını beklemek ona “Olduğum gibi kabul görmüyor ve sevilmiyorum” mesajı verir. Oysa özgüvenin temel taşı koşulsuz sevgi ve kabuldür.

Özgüven kavramı çoğunlukla yanlış anlaşılan bir kavramdır, bu nedenle özgüvenin tanımını öğrenmek gerekir.

Özgüven Nedir, Ne Değildir?

Özgüven dışadönük olmak değildir. Dışadönük olmayan çocuklar da eğer bunu kendileri tercih ediyorsa özgüvenli olabilirler. Mahremiyeti tercih eden, tam aksine yetişkinleri memnun etme gayretinde olmayan çocuklar da özgüvenli olabilir. Benzer şekilde, kalabalık arkadaş gruplarına dahil olmayan, kendine yakın bulduğu birkaç arkadaşıyla vakit geçirmeyi tercih eden çocuklar da özgüvensiz değildir. Aksine, istemediği taleplere hayır diyebilen, seçimlerini kendisi yapan çocuk özgüvenlidir ve içinden geldiği gibi davranmaktan çekinmez.

Bazı çocuklar dışadönük oldukları halde özgüvensiz olabilirler. Güven ihtiyaçlarını fazla atılgan davranarak telafi ediyor olabilirler. Dolayısıyla çocuğunuzun özgüvenli olup olmadığını anlamak için basmakalıp yargılar yerine çocuğu tanımak, keşfetmek, bol bol sohbet etmek gerekir. Çocuk bir davranışı sergilerken samimi olup olmadığı anne baba tarafından iyi gözlemlenmelidir. Bununla beraber, çocuğun sizin beklentilerinize göre davranmıyor oluşu özgüvensiz olduğu anlamına gelmez. Özgüven, her şeyi doğru şekilde yapabilmek de değildir.

Özgüven, en basit tanımıyla çocuğun kendi beceri ve yeteneklerine güvenmesi, kendine karşı olumlu hisler beslemesidir. Özgüvenli çocuk gerektiğinde yardım istemekten çekinmez.

Çocuklarda Özgüven Eksikliğinin Belirtileri

  • Sosyal ortamlara girmek istediği halde giremiyorsa,
  • Duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorlanıyorsa,
  • Haklarını savunmada ve kendini korumada yetersiz kalıyorsa,
  • “Hayır” demeyi beceremiyorsa,
  • Eleştiriye aşırı duyarlıysa,
  • Kendini yetersiz ve değersiz hissediyorsa,
  • Sık sık “Yapamam, beceremem” gibi cümleler kuruyorsa

özgüven eksikliğinden bahsedebiliriz.

Özgüven Nasıl Oluşur?

Koşulsuz Kabul ve Sevgi: Çocuğun başarı veya başarısızlığına, hatalarına veya doğrularına, kısacası hiçbir karşılık vermeden ve koşullara bağlı olmadan verilen sevgi koşulsuz sevgidir. Çocuğu yalnızca çocuğunuz olduğu için sevmek, onun biricikliğini kabul etmek, mizacına ve kararlarına saygı duymak, ona kızgın olduğunuz zamanlarda dahi sevdiğinizi hissettirmek özgüvenin temel taşıdır.

İhtiyaçların Karşılanması: Yenidoğan bir bebeğin veya daha büyük bir çocuğun fiziksel veya duygusal bir ihtiyacı olduğunda, bu ihtiyacın ebeveynleri tarafından zamanında karşılanması çok önemlidir. Örneğin gece korkuları olan ve ağlayarak uyanan bir çocuğun ağladığı anda ona temas etmeniz ve yanında olmanız gerekir. Aksi takdirde çocuk kendini güvende hissetmez.

Beklentiler: Mükemmeliyetçilik, çocuğun mizacına ve ilgi alanlarına saygı duymamak, her zaman en iyisini yapmasını beklemek çocukta “Yeterince iyi olamayacağım” düşüncesine neden olur.

İlgi Alanları: Çocuğunuzu ilgi alanlarına ve isteklerine göre bir hobi veya aktiviteye yönlendirin. Basketbol, yüzme, tenis veya enstrüman çalmak bunlara örnektir. Çocuk hangisini seçeceğine kendisi karar vermelidir.

Kıyaslamalardan Kaçınmak: Her çocuk biriciktir. Çocuklarınızı kardeşler, kuzenler veya akranlarla kıyaslamak çocuğun benlik saygısına zarar verir. Olumlu da olsa kıyaslama yapılmamalıdır.

Olumlu Yönleri Vurgulamak, Pozitif Geribildirim: Düşünceleriyle, kişilik özellikleriyle ve davranışlarıyla eleştirilen çocuk, kendini değersiz ve başarısız hisseder. Bu nedenle çocuğun olumlu davranışlarını pekiştirmek önemlidir. Fakat bu geri bildirimleri abartmadan ve doğru zamanda yapmak gerekir. Çocuğun her davranışında geribildirim vermek gereksizdir. Olumlu geribildirim verirken dikkat edilmesi gereken nokta kişilik özelliklerinden çok davranışa ve çabaya yönelik olmasıdır. Örneğin sınavdan iyi not alan çocuğunuza “Sen çok zekisin” demek yerine “Çok düzenli çalıştın ve çok çaba sarf ettin, seni tebrik ediyorum” demek daha doğrudur. Olumsuz geribildirim ise davranışa yönelik olmalıdır. “Çok sorumsuzsun” demek yerine “Odanı toplamadığın zamanlarda çok yoruluyorum ve beni dinlemediğin için sana kızıyorum” demek daha doğrudur.

Seçimler Yapmasına Müsaade Etmek: Burada bahsedilen şey çocuğa sınırsız seçim hakkı sunmak değildir, bu çocuğa iyi gelmez. Ancak çocuk yaşına uygun durumlarda seçimler yapmalıdır. Bu yöntemi kolaylaştırmanın en kısa yolu çocuğa seçenek sunmaktır. “Kahvaltıda tost mu yemek istersin yoksa yumurta mı?”, “Ödevlerini saat üçte mi yapmak istersin yoksa yedide mi?” gibi seçenekler sunarak çocuğun uygun kararları verirken seçenekler arasından seçim yapması önemlidir. Hoşunuza gitmese de kıyafetlerini veya oyuncaklarını çocuklar kendileri seçmelidir.

Sorumluluk verdiğinizde çocuğunuza güvenin. Örneğin çocuğunuz yerleri süpürdükten sonra onun ardından siz tekrar süpürürseniz bir daha yardım teklif etmeyebilir ve kendini beceriksiz hissedebilir.

Ailecek yapılacak bir etkinliğe çocuğun karar vermesi de çocuğun benlik saygısına katkı sağlar.

Çocuğunuza Zaman Ayırın: O anda müsait olmasanız bile, ona ne zaman müsait olduğunuzu söyleyin ve çocuğunuza zaman ayırın. Ona odaklanın ve onunla ilgilenin. Vakit geçirirken bundan ne kadar keyif aldığınızı söyleyebilirsiniz.

Sorunlarını Tek Başına Çözmesine Destek Olmak: Çocuğunuz yalnızca sizden yardım talep ettiğinde ve istediği ölçüde destek olun. İstemediği zamanlarda ona yardım etmek çocuğun kendisini başarısız ve yetersiz hissetmesine yol açar. “Denemeye başla, ihtiyacın olduğunda burada olacağım” tutumu en doğrusudur. Fazla korumacı tutum sergileyen aileler, çocuklarının özgüvenli olmasına olanak sağlamazlar. Çevrenizi düşündüğünüzde bu çocukları net olarak fark edersiniz. Çocuğun yapabileceği şeyleri ebeveyn üstlenmemelidir. Çocuğa sorumluluk verilmelidir. Çocuklar düşündüğümüz kadar hassas değillerdir, şans verildiğinde ve uygun ortam sağladığında sorunlarıyla baş edebilirler. Üstelik fazla koruyucu tutum bir süre sonra anne babayı da yorar. Çocuk büyüdükçe basit kararları bile tek başına veremez, ayrılık kaygısı yaşar ve baş etme mekanizması gelişmediğinden yetişkinlik döneminde yaşadığı sorunları çözemez.

İhtiyaç Duyduğunda Ulaşılabilir Olmak: Özgüvenli çocuklar kendilerini ifade edebilirler. Zor duygular içinde olan, bir şeyi öğrenmek isteyen çocuk büyüklerinden yardım alabilmelidir. Bu da ancak duygularına saygı duyulan, koşulsuz kabul edilen çocuklarda mümkündür. Bunu sağlamak için çocuğunuzu dinlemeli, anlamaya çalışmalı, adil davranmalı, yargılamamalı, dürüst olduğunda cezalar verilmemelidir. Çocuğunuz sizden yardım istediğinizde ona neşeyle ve ilgiyle karşılık verin. Aksi takdirde çocuk size rahatsızlık verdiğini hissedebilir.

Çocuklar anne babalarını her zaman sığınacak bir liman olarak görmelidirler. Hata yaptıklarında yargılanmayan, zor duygularla baş ederken teselli edilen çocuk kendini güvende hisseder.

“Başarılı insanlar, asla düşmeyenler değil, düştükten sonra kalkabilenlerdir; onlar düştükleri zaman korkmazlar, yaptıkları hatalardan rahatsız olmazlar ve istekle yollarına devam ederler”

Uzm. Klinik Psikolog İlayda Akyıl

Çocuk ve ergenlerle çalışan İlayda Akyıl, lisans eğitimini Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, yüksek lisans eğitimini Klinik Psikoloji üzerine yapmıştır. Önleyici çalışmalar ve çocuklarda gelişimsel ve psikolojik problemlerin erken tespiti konusunda çalışmalar yaparak aynı zamanda ebeveynlere danışmanlık vermektedir.

Kaynaklar:

Naomi Aldort – Çocuğunuzla Birlikte Büyümek

Bilgi Aygün – 2-10 Yaş Çocuklar İçin Hayatı Kolaylaştıran Temel Alışkanlıklar