Çocuklarda Ödül ve Ceza İşe Yarar mı?

Çocuklarınıza yıl sonunda karneleri iyi olursa bisiklet, bilgisayar, akıllı telefon, oyun konsolu gibi ödüller büyük ödüller vererek sınavlarda başarılı olmalarını, veya yeme problemi olan çocuklarınıza oyuncak, çizgi film, park vs gibi ödüller küçük ödüller vererek yemek yemelerini sağlıyor olabilirsiniz. Çocuğunuz karnesini aldığında veya yemeğini yediğinde amacınıza ulaşmış gibi görünüyor olabilirsiniz ancak bu, uzun vadede kalıcı bir çözüm değildir.

Ödül ve ceza yöntemi ile eğitim çok yaygın olduğundan alışkanlıklarımızdan ve yaşadıklarımızdan farklı davranmak her zaman çok kolay olmayabilir. Ancak, kalıcı bir davranış değişikliği için ilişkiyi zedelemeden yapabileceğimiz birçok farklı alternatifimiz var.

Ödül Nedir?

Ödül ve ceza kavramları çoğu zaman birbirine karışıyor. Bu nedenle ilk olarak ödül nedir sorusunu cevaplamak gerekiyor. Ödül, bir koşula bağlı olarak verilen, kişiye cazip gelen bir obje veya etkinliktir. Örneğin, matematik sınavından 100 alan çocuğa alınan oyun konsolu bir ödüldür. Ancak sınavdan önce çocuğunuza “100 alırsan sana oyun konsolu alacağım” demediyseniz, elbette ona dilediğiniz hediyeyi alabilirsiniz. Çocuğunuzun yaşına ve becerilerine uygun bir hediye almanızda elbette bir sakınca yok. Burada ayrımına varmamız gereken şey, sunulacak şeyin bir koşula bağlı oluşu. Unutmamak gerekir ki, ebeveyn çocuk ilişkisinde koşullara yer yoktur.

Ödüller İşe Yarar Mı?

Ödüller kısa vadede işe yarıyormuş gibi görünebilir. Ancak kalıcı bir beceri kazandırmada ve sorumluluk almada yetersiz kalır. Aslında ebeveynler iyi niyetli davranarak çocuklarının içsel motivasyonlarını sağlamak adına ödül tekliflerinde bulunur. Ancak ödül yöntemini kullanan ebeveynler bir süre sonra, çocuklarının isteklerinin sonu gelmediğini fark ederler. Dolayısıyla ödüller işe yaramaz.

Ödül yönteminin sonuçları ise şunlardır:

-   Ödül kısa vadede anlık olarak motivasyon sağlar, çocuklar yapmasını istediğini şeyi yaparlar ancak ödül ortadan kalktığı an o sorumluluğu yapmayı bırakır.

-   Yapması gereken şeyler için çocuğa sürekli ödül vermeniz gerekir. Çocuk da bir süre sonra bu duruma alışır ve ödül yöntemi etkinliğini kaybeder.

-   Çocuk ödüllere alıştıkça dopamin salgılamayı bırakır yani, çocuk verilen ödülden haz almamaya başlar.

-   Çocukların tekrar motive olmaları için her zaman eskisinden daha büyük bir ödül gerekir. Bu da motivasyonu kalıcı kılmaz. Sonunda ödül yoksa, çocuk o işi yapmayı bırakır ve aileler tıkanıklık yaşar.

-   Ödüller yaratıcılığı engeller. Dolayısıyla beyin gelişimine katkısı yoktur.

-   Ödüller sorumluluk bilincini ve değerleri olumsuz etkiler.

-   Problem çözme becerilerini zayıflatır.

-   En önemli nokta ise, çocuk ödül verildiği için kendi sorumluluğunda olan şeylerde dahi ödül bekler. Sorumluluk bilinci gelişmez.

Ceza Yöntemi İşe Yarar Mı?

Ceza yöntemi de tıpkı ödül yöntemi gibi işe yaramaz. Bu yöntem de kısa sürelik doğru davranışa neden olabilir ancak uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabilir ve ebeveyn çocuk ilişkisini zedeler. Aslında ödül ve ceza kavramları arasında çok büyük bir fark yoktur, biri olumlu, diğeri de olumsuz ifadedir.

Ceza yöntemi de diğer kavramlarla karışabilir. Çocuklar elbette zorluklarla karşılaşmalı, seçimlerinin sonuçlarına katlanmalıdır ancak ceza kavramı farklıdır. “Ödevini yapmazsan bilgisayarla oynayamazsın” bir cezadır.

İyi bir beceri kazandırmak için de olsa, ceza yöntemi uygunsuz ve faydasız bir yöntemdir.

Ceza yönteminin sonuçları ise şunlardır:

-   Çocuklar itaat ettiklerinde beyninin frontal bölgesi faaliyetsiz kalır. Bu bölge, düşünmek, karar vermek, tahmin etmek ve sorumluluk almak gibi eylemleri gerçekleştirmemizi sağlayan bölgedir. Dolayısıyla çocuğun beyin gelişimini olumsuz etkiler.

-   Ceza, çocukta kin ve nefret duygularının oluşmasına yol açar.

-   Ceza veren ebeveyn, çocuğunu sürekli yönetmek, kontrol etmek ve yönlendirmek gibi kısır bir döngüye girer. Baskı ortadan kalktığı an kontrol edememe korkusu gün yüzüne çıkar. Bu da uzun vadede tükenmişliğe sebep olur.

-   Kontrol altında tutulan çocuk hırçınlaşır. İnsan doğası itibariyle özgür bir varlıktır.

-   Çocukların anne babalarının bilgeliğine ve rehberliğine çok ihtiyacı vardır. Ceza yöntemi öğrenmeyi engeller.

-   Kontrol altında tutmak öğrenmeye katkı sağlamaz, önemli olan çocuğun kendini kontrol etmesini öğretmektir.

-   Çocuk büyüdüğü halde yaşının gerektirdiği becerileri kazanamaz. Kontrol altına alınmış çocuk, her durumda anne babasını yanında ister ve problem çözme becerileri gelişmez.

-   Ceza yöntemi kalıcı özgüven sorununa yol açar.

-   Çok sıkı cezalar alan çocuk, şiddete eğilimli olabilir.

-   Ceza aşağılama içerir, dolayısıyla bir şiddet eylemidir.

-   Ceza döngüsü, çocuğu zaman içinde tepkiselleştirir ve daha çok söz dinlemez hale gelir.

-   Ceza alan çocuk, kendisini güvende hissetmez. Güvende hissetmeyen çocuk öğrenemez.

-   Cezanın en önemli olumsuz etkisi ise anne baba ilişkisini zedelemesidir. İlişki her şeyden önce gelir.

Ebeveyn olarak her zorlandığımızda hatırlamamız gereken en önemli şey, bir çocuğa kendini kötü hissettirerek iyi şeyler öğretmek mümkün olmadığıdır. Her birimizin çocuklarımıza uyguladığı farklı yöntemler olabilir. Ancak buradaki ortak nokta, şefkat ve ilişkidir.

Uzm. Klinik Psikolog İlayda Akyıl

Çocuk ve ergenlerle çalışan İlayda Akyıl, lisans eğitimini Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, yüksek lisans eğitimini Klinik Psikoloji üzerine yapmıştır. Önleyici çalışmalar ve çocuklarda gelişimsel ve psikolojik problemlerin erken tespiti konusunda çalışmalar yaparak aynı zamanda ebeveynlere danışmanlık vermektedir.