Çocuklarda Ekran Bağımlılığı

Ekran bağımlılığı, günümüz çocuklarında yaygın bir problem haline geldi. Özellikle pandemi dönemiyle beraber, çocukların uzun zamandır okula gitmemeleri, dersleri çevrim içi ortamda takip etmeleri ve ebeveynlerin de evden çalışıyor olmaları ekran bağımlılığını daha da arttırdı.

Klinik deneyimlerime dayanarak, son üç ayda ekran bağımlılığı nedeniyle danışmanlık talep eden ebeveynlerin pandemiden önceki döneme göre en az %50 oranda artığını söyleyebilirim. Ekran bağımlılığı çocuğa zararlarının yanı sıra, aile ilişkilerini de olumsuz olarak etkiliyor.

“Yıllar içerisinde okullar tamamen online olacak, ekranı zararsız hale getirmeliyiz” gibi argümanlar bu konuda yetersiz kalıyor. Unutulmamalıdır ki, okul yalnızca akademik bilgi alınan bir alan değil, sosyal ve kişisel gelişim açısından da her birimize birçok beceri de sağlıyor. Bu nedenle, çevrim içi eğitimin bazı avantajları olsa da yüz yüze eğitimin yerini tutması mümkün değil. Dolayısıyla derslerin çevrim içi oluşu, uzun vadede sosyal ilişkileri ve problem çözme becerilerini olumsuz etkiliyor.

Çocuklar yaşlarına uygun saat aralıklarında, ailenin gözetiminde ekranla vakit geçirebilirler ancak bu durum bağımlılığa dönüştüğünde çocuk ve aile açısından büyük riskler oluşur.

Çocuklar Dijital Dünya ile Ne Zaman Tanışmalı?
(3-6-9-12 Kuralı)

Çocukların gelişim dönemlerine uygun şekilde yönlendirilmeli ekran konusunda da büyük önem arz ediyor. Ekranla çok küçük yaştan itibaren tanışan çocuklarda ilerleyen dönemlerde ekran bağımlılığı oluşma olasılığı daha yüksek. Bu konuda, Fransız Psikiyatrist Serge Tisseron’un geliştirdiği 3-6-9-12 kuralı, hem ebeveynlere hem de uzmanlara rehber olabilecek bir kaynak.

  • 3 yaş öncesinde çocuk ekrana maruz kalmamalı,
  • 6 yaşa kadar çocuğun kendine ait bir oyun konsolu/elektronik cihazı olmamalı,
  • 9 – 12 yaşları arasında çocuklar internete girerken ebeveynleri kontrol etmeli,
  • 12 yaşından önce sosyal medya hesabı kullanmamalıdır.

Bağımlılığı önlemeye yardımcı olmak için, oturma odası dışındaki odalarda televizyon olmamalı, elektronik cihazlarla geçirilecek süreyi ebeveyn belirlemeli, çocuklarla siber zorbalık ve internetin tehlikeleri hakkında konuşulmalı, ekran süresi net olmalı, yasak yerine alternatifler üretilmeli, çocukları sakinleştirmek ve yemek yedirmek için ekranın karşısına oturtulmamalıdır.

Çocuk mutlaka ilgi alanları ve tercihlerine göre sosyal aktiviteye yönlendirilmelidir. (Enstrüman çalmak, tiyatro, dans, bale, futbol, basketbol, tenis vs)Ekran iyi bir çocuk bakıcısıdır ancak uzun vadede olumsuz etkileri çok daha büyüktür.

Ek olarak yemek saatlerinde elektronik cihazlardan tüm aile bireyleri uzak durmalıdır. Her konuda olduğu gibi burada da en önemli nokta, ebeveynlerin ekranla ilişkisidir. Eğer sık sık elimize telefon alıyor veya akşamlarımızı yalnızca televizyon izleyerek geçiriyorsanız, çocuklarınızdan da aksini beklemeniz gerçekçi değildir.

Ekran Bağımlılığının Zararları Nelerdir?

Ekran bağımlılığı beyin gelişimi, duygudurum, dikkat, yaşam tarzı, kişilik ve hatta fiziksel yapıyı dahi olumsuz etkiler.

  • Kronik ekran bağımlılığında beyin daha yüksek seviyelerde dopamin ve endorfine alışır; bu da bağımlılığın derinleşmesine neden olur
  • Ekran bağımlılığı nedeniyle stres hormonları salgılanır ve bu da hafıza problemlerine neden olur
  • Ekran bağımlılığı organizasyon, planlama ve dürtü kontrolünü olumsuz etkiler
  • Küçük çocuklarda dil becerileri olumsuz etkilenir. (Son yıllarda ekran teması nedeniyle fiziksel bir problem olmamasına rağmen dil gelişimi gecikmeleri yaşanması çok yaygındır)
  • Dikkat süresi azalır
  • Saldırganlık artar
  • Depresyon
  • Uyku bozuklukları
  • Sosyal kaygı ve diğer kaygı bozuklukları gelişebilir.
  • Beyin yorulur
  • Tepki kontrolü zayıflar
  • Akademik başarı azalır
  • Çocuğun sosyal ilişkileri zayıflar ve ekran dışındaki etkinliklere ilgisi neredeyse tamamen kaybolur
  • Özgüven eksikliği oluşur.
  • Ebeveynlerle olan bağlar zayıflar
  • Yaratıcılık azalır, gelecekle ilgili planlar kurulmaz.
  • Yalan söyleme ve şiddet içeren davranışlar ortaya çıkabilir.
  • Günlük işler ve sorumluluklar aksamaya başlar.
  • Özellikle erkek çocuklarda “güçsüzlük sendromu” denilen problem gelişebilir. Bu durum çocuğun yaşından daha küçük ve daha güçsüz görünmesine neden olur ve vücut ağrıları oluşur.
  • Oyunlara katılmada güçlük yaşanır. Oyunun parçasıdır ama seyirciyle bağı yok gibidir.
  • Problem çözme becerileri olumsuz etkilenir.
  • Bağımlılık varsa çocuk etrafındaki dünyayı keşfetmek istemez ve temel güven duygusu azalır. Kişilik gelişiminin oluşması için yeterli tecrübe edinemez.
  • En önemlisi aşırı ekran çocuğun beynine direkt zarar verdiğinden, çocuk kendi potansiyelini fark edemez hale gelir.

Çocuğumun Ekran Bağımlısı Olduğunu Nasıl Anlayabilirim?

  • Çocuğunuzun zihninde ne sıklıkla oyun aktiviteleri olduğunu hissediyorsunuz?
  • Çocuğunuz oyun oynamadığında veya ekranla temas etmediğinde huzursuz, hırçın veya endişeli mi oluyor?
  • Çocuğunuzun ekran/oyun faaliyetlerine bağlılığı geçen yıllara göre artış gösterdi mi?
  • Çocuğunuz ekran/oyun faaliyetlerine haftalık olarak ne kadar zaman ayırıyor?
  • Çocuğunuz ekran/oyun faaliyetlerini azaltmayı denemiş ancak bunun çok zor olduğunu düşünüyor olabilir mi?
  • Çocuğunuz oyun dışı sosyal aktivitelere olan ilgisini yitirdi mi?
  • Çocuğunuz uygun uyarılarınıza ve ekranın zararlarını anlatmanıza rağmen ekran kullanmaya aynı ölçüde devam ediyor mu?
  • Çocuğunuz ekranda geçirdiği vakitle ilgili sizi, öğretmenini, terapistini veya diğer kişileri yanıltmaya çalıştı mı?
  • Çocuğunuzun ekrana kendini daha iyi hissetmek için katıldığını düşünüyor musunuz? (kaygıyı, yalnızlığı, üzüntüyü azaltmak)
  • Çocuğunuzun herhangi bir görevi (ödev, sınav vs) ekran/oyun faaliyetlerinden dolayı tehlikeye attığı oluyor mu?

Bu soruları çocuğunuzu gözlemleyerek cevapladıktan sonra, bağımlılığı ve bu bağımlılığın hangi boyutta olduğunu fark etmeniz kolaylaşacaktır. Bağımlılık; hafif, orta veya şiddetli olabilir. Ancak burada dikkat etmemiz gereken noktalardan en önemlisi, ekran bağımlısı çocukların tıpkı alkolikler ve uyuşturucu kullananlar gibi, bağımlılıklarını saklama konusunda epey başarılı olduklarıdır. Bu nedenle ebeveynlerin iyi gözlem yapmaları gerekir.

Ekran Bağımlısı Çocukların Ailelerine Öneriler

Ekran bağımlılığı için önerilere geçmeden önce birkaç hatırlatma yapmakta fayda var. Dijital dünya topluma katkı sağlamak için buradadır. Ancak karanlık bir tarafı da vardır, dijital medya endüstrisi bağımlılık yaratma prensibiyle çalışırlar. Dijital dünya sizi veya ailenizi bu denli büyülediyse, maalesef bunun sorumluluğu size ait. Ekranı ve sosyal medyayı bilgi almak ve uygun saatlerde kullanmak konusunda ebeveyn olarak zorlanıyorsanız, ilk etapta sizin bu konuda bilinçlenmeniz gerekir. Ekran, çocuk ve ergenlere olduğu kadar yetişkinler için de zararlı. Araştırmalar gösteriyor ki, ekran bağımlılığı yalnızca çocuk ve ergenlerde değil, çiftlerde de görülüyor.

Ekran bağımlılığını büyük oranda engellemek mümkün. Çocuğunuzun hayatının ilk on sekiz yılında verdiği kararları şekillendirme fırsatına sahibiz. 3-6-9-12 kuralı, yemek saatleri, demokratik bir aile ortamı, ekran süresi yönetimi ve model olma gibi etkenlere gerekli özeni gösteremediyseniz veya gösterdiğiniz halde bir bağımlılık geliştiyse yapabilecekleriniz şunlar:

  • “Onunla daha fazla ilgilenseydim böyle problemler yaşamazdı”, “Bu kadar çalışmasaydım daha az oyun oynardı”, “Onu yeteri kadar sosyal ortamlara sokmadım”, “Onu yeterince eğlendiremedim” gibi ifadelerin bir yararı yoktur. Suçluluk duygusu otorite kurmanızı ve problemi ortadan kaldırmak için yapabileceklerinizi sınırlar.
  • Kontrolü tekrar kazanmak için çocuğunuzla aynı seviyeye gelin. Bu sayede baskıya veya alttan almaya gerek kalmaz.
  • Çocuğunuzu suçlamaktan kaçının.
  • Çocuğunuzu ekran bağımlılığından kurtarmak için aile sisteminizi değiştirmeniz gerekecektir. Değişim olmadıkça kalıcılık sağlanamaz. Yemek saatlerinde mutfakta televizyon izleniyorsa, telefonla oynanıyorsa, işten geldiğimiz andan itibaren uyku saatine kadar televizyonun başındaysanız yapacağınız hiçbir şey işe yaramayacaktır.
  • Ev içinde ortak zamanı artırın. Kutu oyunları, kitap okuma saatleri, sohbet saati veya ortak sorumluluklar vermek işe yarayabilir.
  • Çocuğunuz bilgisayara her oturduğunda “Yine mi bilgisayardasın” gibi tepkiler verdiysek, ilişkimiz zedelenmiştir ve bu da çocuğu ekrana daha da yaklaştırır. Bu durumu önlemek için ekran süresinin net olarak belirlenmesi gerekir. Çocuk alışana kadar süre esnememelidir.
  • Değişime direnç olacağını kabul etmek gerekir. Sınır koyarken şefkatli olmak direnci kırmaya yardımcı olur.
  • Ekranın aşırı kullanımı ailede bir bağlantı eksikliği olduğunu gösterir. Sorun her neyse, kaynakları bulunmalı, çözüm yolları çocukla beraber aranmalıdır. Bunu yaparken birbirinize sorular sorabilirsiniz. “Ailemizde ne olsaydı kendini daha iyi hissederdin” , “Hangi durumlarda bizimle birlikte olmaktan keyif alıyorsun?”,  Bir araya geldiğimizde neler konuşuyoruz?”, “Sence ailemizi dışarıdan gözlemleyen biri bizim için ne düşünür?” “Annenin/babanın en çok kullandığı cümle nedir?” , “Bir mucize olsa ailemizde neler değişirdi?” gibi sorular olayı anlamlandırmamıza yardımcı olur.
  • Çocuğunuzu ne kadar sevdiğinizi ona sık sık söyleyin ve güven ilişkisi kurmaya özen gösterin. Çocuk çabalıyorsa mutlaka destekleyin.
  • Beklentilerinizi net olarak ifade ederken ben dilini kullanın.
  • Gerekirse beklentilerinizi yazılı olarak ifade edebilirsiniz.
  • Çocuğunuzun yeteneklerini ve ilgi alanlarını keşfedin. En az bir tane sosyal aktiviteye yönlendirin. Fiziksel aktivite iyileşme sürecinin en önemli parçalarından biridir.
  • Uygun bir günlük rutin oluşturmak her çocuk için gerekli ancak ekran bağımlılığında rutinler olmazsa olmaz niteliktedir.
  • Uyumadan en az bir saat önce evdeki bütün teknolojik cihazları kapatın (bağımlılık gelişmediyse de yapılabilir)
  • Ekran bağımlısı olan çocuklar, olmayanlara göre çok daha fazla sıkılırlar. Çocuğunuz sürekli sıkılmaktan yakınabilir ancak burada kuralları esnetmemek önemlidir. Çocuklar sıkılmadan hayal güçleri gelişmez, bu durumda ona yeteri kadar ilgi gösterdiyseniz yapmanız gereken bir şey yoktur. Sıkılma toleransını artırmak yaratıcılığa teşvik eder.
  • Çocuğunuzun çabasını takdir edin.
  • Erkek çocuklarda ekran bağımlılığı oranı daha fazladır ancak kız çocuklarında da ekranın tehlikeleri büyüktür. Kız çocukları taciz ve istismar konusunda daha çok risk altındadır. Bu nedenle ekranın tehlikeleri açısından bilgilendirmeler yapmak ve çocuğu kontrol etmek önemlidir.
  • Çocuğunuzda ekran bağımlılığının yanında depresyon, öfke kontrol problemi, kaygı bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu, yeme bozukluğu gibi ikincil problemler geliştiyse aile desteği yeterli gelmeyecektir. Böyle bir durumda mutlaka uzman desteği almak gerekir.

Uzm. Klinik Psikolog İlayda Akyıl

Çocuk ve ergenlerle çalışan İlayda Akyıl, lisans eğitimini Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, yüksek lisans eğitimini Klinik Psikoloji üzerine yapmıştır. Önleyici çalışmalar ve çocuklarda gelişimsel ve psikolojik problemlerin erken tespiti konusunda çalışmalar yaparak aynı zamanda ebeveynlere danışmanlık vermektedir.

Kaynaklar:

Ekran Bağımlılığı – George T Lynn, Cynthia C. Johnson

DSM-5 – Amerikan Psikiyatri Derneği