Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun (DEHB) toplumda görülme sıklığı %5 – 7 gibi çok yüksek bir orandır. Bu orana baktığımızda her 20-30 çocuktan en az birinde görülmektedir. Bu da her sınıfta en az 1-2 çocukta DEHB olduğu anlamına gelir.

DEHB birçok tanıyla karıştırılabilmektedir. DEHB tanısının doğru konması, ailelerin ve öğretmenlerin uygun yönlendirmeleri yapabilmeleri için ilk olarak DEHB’nin ne olduğunu anlamaları gerekir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedir, Ne Değildir?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yalnızca fazla hareketli olmak veya ders dinleyememek ve düşünmeden hareket etmekle sınırlı basit bir sorun değildir. DEHB olan çocuk; aile, öğretmen ve genel çevresinde devamlı eleştiri alan, uyarılan, “Hadi” denilen çocuktur. Bu nedenle hayal kırıklıkları ve olumsuz eleştiriler nedeniyle bir yandan da özgüveninin sarsılması ve bunun hayat boyu sürmesi olasıdır. Kendisine yardım etmeye çalışan anne babasıyla sürekli çatışır, bir anda öfkelenir, dürtüsel davranışları nedeniyle sonradan pişman olacağı davranışlarda bulunabilir.

DEHB, dikkatin kolayca dağılması, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik (önce yapıp sonra düşünmek, aklına geleni anında yapmak) belirtilerinin, kişinin yaşamında en az bir alanı olumsuz etkileyecek boyutta olmasıyla kendini gösteren nöropsikiyatrik bir bozukluktur.

Dikkatsizlik, hareketlilik veya dürtüsellik hepimizde zaman zaman görülebilir. Ancak bu tanıyı alan kişilerde bu belirtiler çok daha sık, daha şiddetli ve günlük işlevselliği etkileyecek boyuttadır. Bu nedenle DEHB, aile ve akran ilişkileri, romantik ilişkiler, benlik saygısı ve akademik başarı gibi çok çeşitli alanları etkiler.

Anne babalar DEHB şüphesiyle uzmanlara başvurduklarında içinde bulundukları durumu şu cümlelerle açıklarlar:

“Sürekli hadi demek zorundayız”

“Tükendik, her saniye bir sorun yaşıyoruz”

“Okula geç kalıyor, sürekli eşyalarını unutuyor”

“Biz yönlendirmeden asla bir işe başlamıyor”

“Uyguladığımız hiçbir teknik işe yaramıyor. Ceza ve ödül bile”

“Yaptıklarının sonucunu düşünmüyor”

“Bir saniye bile yerinde durmuyor”

“Okulla ilişkisi kötü. İstediği bir şey olmadığında hemen öfkeleniyor”

“Baş edemediğimiz için artık ona bağırmaya, hatta vurmaya başladık”

“Bizi duymuyor, bir şeyi defalarca söylemeden yapmıyor”

“Çok hareketli. Ders esnasında sürekli ayağa kalkıp dolaşıyor”

“Çok sık dikkat hataları yapıyor”

“Kurallara uymuyor, sıra beklemiyor, çok konuşuyor, sonra da özür diliyor”

“Sanki aklı hep başka yerde”

“Bilgisayar başında saatlerce oturuyor ama ödevinin başında en fazla 15 dakika”

“Çok dağınık. Bütün ödevlerini unutuyor”

gibi birçok tanım yaparlar.

Buradaki en önemli nokta, her hareketli çocuğun DEHB olmadığıdır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Belirtileri:

  • Belirli bir işe dikkatini vermekte zorlanır ya da okulda, ödevlerinde dikkatsizce hatalar yapar.
  • Görevler ve oyunlar esnasında dikkatini sürdürmekte zorlanır

    Bu belirtide görev ya da oyunun ne olduğu önemlidir. Çocuğun ilgisini çok fazla çeken bir şeyse ya da en sevdiği oyuncağı ile oynuyorsa dikkat eksikliği olsa bile, dikkatini uzun süre sürdürebilir. Ama ilgisini çekmeyen konularda dikkatini sürdürmesi zordur
  • Kendisiyle konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünür.
  • Okulda ya da evde verilen görevlerle ilgili yönergeleri takip edemez ve başladığı işi bitiremez.
  • Görev ve etkinlikleri düzenlemede zorlanır.
  • Uzun süreli zihinsel çaba gerektiren işleri yapmaktan kaçınır, sevmez ya da yapmak istemez (ev ödevi, okul etkinlikleri vb)
  • Etkinlikler için gereken eşyaları kaybeder.
  • Çevresindeki uyaranlarla dikkati kolayca dağılır.
  • Günlük etkinliklerde unutkandır.

Bu belirtilerin birkaç tanesi çocuk veya erişkinlerde zaman zaman görülebilir. DEHB tanısı koyabilmek için bu dokuz belirtinin en az altısının, en az 6 aydır, birden fazla ortamda, sık ya da çok sık görülüyor olması ve çocuğun yaşamında en az bir alanı etkiliyor olması gerekir.

Sevdiği bir etkinliğin başında dikkatini sürdürebilmesi ebeveyn ve öğretmenleri şaşırtır. Bu nedenle çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olmadığı düşünülür. En sevdiği oyuncağıyla 2 saat oynayan çocuk, nasıl olur da derste 10 dakike bile duramaz?

Bir işle uğraşırken yeterince odaklanabilmek için:

  • O sırada içimizden gelen başka bir şey yapma isteğine dur diyebilmek,
  • O sırada aklımızdan geçen diğer düşüncelere dur diyebilmek,
  • Çevreden gelen uyaranları (ses, ışık, hareket) fark etmemek veya daha az fark etmek gerekir.

Bu duruma fren sistemi diyebiliriz. Son araştırmalar gösteriyor ki, DEHB olan çocuklarda bu FREN sistemi yeterince çalışmıyor. Birçok DEHB tanısı alan çocuk odaklanmayı sürdürebilirken fren sisteminde geride kalıyor. Bu nedenle dürtülerini kontrol edemiyor ve bir işle uğraşırken aklından geçen diğer düşüncelere engel olamıyor. DEHB olan çocukların kendine sıkıcı gelen görevleri yapmama nedeni tam da bu. Özetle, odaklanma sistemi iyi çalışıyor ancak fren sistemi yeterince iyi çalışmıyor diyebiliriz.

Bu nedenle DEHB diğer tanılarla karışabilir.

  • Konsantrasyon eksiklikleri, yerinde duramama, huzursuzluk gibi belirtiler depresyon ve kaygı bozukluklarında da görülür.
  • Ailede hiç sınır olmayışı çocukların okul döneminde ve akran ilişkilerinde kurallara uymamasına neden olabilir.
  • Çocuk/gencin fiziksel, duygusal veya cinsel istismara uğraması da DEHB belirtileriyle karıştırılabilir.
  • Siber zorbalık veya akran zorbalığında da DEHB semptomları görülebilir.
  • Düşünmeden davranma, dürtüsellik, kendine zarar verme gibi davranışlar karşıt gelme bozukluğu ve diğer davranış bozukluklarında da görülebilir.

DEHB tanısı koymadan önce bu tanıların elenmesi gerekmektedir.

Olumlu Yönleri Var Mıdır?

DEHB tanısı almış çocuk ve gençler sürekli uyarılma ve olumsuz eleştiriler nedeniyle sıklıkla olumlu özelliklerinin farkında olmazlar. Bu özellikler:

  • Enerjik olma
  • Kolay ilişki kurabilme
  • Esneklik
  • Hoşgörü
  • Sıcakkanlılık
  • Risk alabilme (bazen fazla)
  • Mizah yeteneği
  • Yaratıcılık

Çocuk/gençle yol alan öğretmen ve ebeveynlerin bu noktalara sık sık vurgu yapması çocuğun DEHB ile baş edebilmesine ve başka bir psikiyatrik bozukluğun oluşmamasına yardımcı olur.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Tedavisi

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda en etkin tedavi ilaç ve terapinin eş zamanlı gidilmesidir. İlaçların yanında Bilişsel Davranışçı Terapiler, aile düzenlemeleri ve Attentioner (Dikkat Eğitimi) gibi ek destekler de olmalıdır.

Toplumda ilaç kullanımına karşı büyük bir önyargı olduğu görülmektedir. Ancak DEHB tanısı alan bireylere doktorları tarafından ilaç tedavisi önerildiyse, bu durum dikkate alınmalıdır.

İlaçların amacı “sakinleştirmek” ya da “yatıştırmak” değildir. Tam tersine amaç, çocuğun amaçsız, başıboş enerjisini denetim altına almasını sağlayacak dikkat ve konsantrasyon devamlılığını sağlayabilmektir. Bu sayede çocuk ek olarak alacağı oyun terapisi/davranışçı terapi/Attentioner gibi tedavi yöntemlerine de hazır hale gelir.

Okul, aile, psikiyatrist ve psikolog EŞ ZAMANLI ÇALIŞMALIDIR.

Çocuklarında DEHB Belirtileri Olan Aileler İçin Öneriler

  1. Aşırı hareketlilik, dürtüsellik, kendini kontrol edememe, söz dinlememe veya dikkat sorunları için ilk yapılması gereken şey, bir çocuk psikiyatristine başvurmaktır. Bunun için çocuğun tanı almasını beklemek çocuğun sorunlarının baş edilemeyecek duruma gelmesine neden olur. Aynı zamanda ebeveyn çocuk ilişkisinde ciddi bozulmalar meydana gelir.
  2. DEHB tanısı konulursa ilk yapılması gereken şey durumu KABULLENMEKTİR. İkinci adım ise konuyla ilgili bilgi sahibi olmaktır. Yaşam boyu devam etme olasılığı yüksek olan bu durum için bilgi edinmek önemlidir.
  3. Çocuğu tanımak, onu keşfetmek değerlendirme aşaması için önemlidir. Çocuğun güçlü yanları uzmanlarla paylaşılmalı ve olumsuz yönlere değil olumlu yönlere odaklanılmalıdır.
  4. Çocukla DEHB konusunda yaşına uygun şekilde konuşulmalıdır. Çocuk üzerinde doğrudan etkileri olan bir sorunu çocukla konuşmadan ele almaya çalışmak doğru değildir. Bu konuda uzman desteği alınabilir.
  5. DEHB nedenleriyle anne baba tutumları arasında hiçbir ilişki yoktur. Anne babalar kendilerini suçlamamalıdır. Bunun yerine çocuğa uygun öğrenme teknikleri düşünülmelidir.
  6. Anne babaların çocuklarına akademik, sosyal ve davranış sorunları gibi konularda yardımcı olabilmeleri için psikoeğitimden geçmeleri gerekmektedir. DEHB aileleriyle bir araya gelmek, çocuğunuzu takip eden uzmanlardan psikoeğitim talep etmek bu konuda yardım sağlayacaktır.
  7. Aileler psikiyatrist, psikolog ve öğretmenlerle iletişim halinde olmalıdır.
  8. DEHB olan çocukların anne ya da babalarında benzer sorunlar görülme olasılığı fazladır. Bu tanıyı alan çocukların anne babaları, özellikle benzer belirtiler gösteriyorsa kendileri için de psikiyatrik yardım almalıdır.
  9. DEHB çiftleri de olumsuz etkileyebilir. Evde eşler arasında yaşanan çatışmalar çocuğun belirtilerini ve suçluluk duygularını artırabilir. Bu nedenle çift terapisi önemlidir.
  10. Evdeki kuralları açıkça belirlemek ve bunları YAZIYA DÖKMEK kolaylaştırıcı ve motive edicidir.
  11. DEHB olan bir çocukla yaşıyorsanız mutlaka RUTİNLERİNİZ OLMALIDIR. Bu rutinler küçük adımlarla ve yavaş başlamalıdır. Mutlaka uygulama yapılmalıdır. Çocuk ilk seferde yapamayabilir. Böyle durumlarda pes etmeden bol pratik yapmak gerekir.
  12. Çocuğunuz kurallara uyduğunda onu ÖVÜN.
  13. Önce kendinize iyi bakmanız önemlidir. Ebeveynler kendilerine ve ilişkilerine zaman ayırmalıdır.
  14. Çocuğa her zaman onu KOŞULSUZ SEVDİĞİMİZİ hatırlatmak gerekir. DEHB olan çocuklar sıklıkla benlik saygısı düşük çocuklardır. Bu nedenle sık sık koşulsuz sevgimizi hatırlatmak ve çocuğun olumlu yönlerine vurgu yapmak çok önemlidir.

Uzm. Klinik Psikolog İlayda Akyıl

Çocuk ve ergenlerle çalışan İlayda Akyıl, lisans eğitimini Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, yüksek lisans eğitimini Klinik Psikoloji üzerine yapmıştır. Önleyici çalışmalar ve çocuklarda gelişimsel ve psikolojik problemlerin erken tespiti konusunda çalışmalar yaparak aynı zamanda ebeveynlere danışmanlık vermektedir.

Kaynaklar:

Prof. Dr. Yankı Yazgan

Dr. Özlem Sürücü